Site Dili
Marikon Menü
 SİTE MENÜ
      Ana Sayfa
      Sitenin Amacı
      Marikon Tarihi
      Röportajlar
      Köşe Yazıları
      Forumlar
      Biyografiler
      Şiirler
      Fıkralar
      Kitap Köşesi
      İncelemeler
      Site Haritası
      Ziyaretçi Defteri
      Yönetici&Görevliler
HABERLER
      Haber Gönder
      Haber Konuları
      Haber Arşivi
      Basından
      Belediye
      Aramızdan Ayrılanlar
      Yeni Doğanlar
      Çevre Koylerimiz
      Duyurular
      Kültür Sanat
      Sitemiz Hakkinda
      Köy
      Köy Hikayeleri
      Politika
      Tarih Konulu Yazilar
      Yazarlar
      Yöremiz Hakkında
RESIM&VIDEO
      Resim Galerisi
      Köy Resimleri
      Resim Galerisi 1
      Videolar
      Youtube Videoları
      Mp3 Dinle
TOPLULUKLAR
      Reklamlar
      İletişim
      Tavsiye Edin
      Linkler
      İstatistikler
      Top 10
      Anketler
RADYO
      Radyo Duyuruları
EGLENCE&OYUN
      Doğum Günü
      Burçlar
      Oyunlar
Güncel Haberler
·Silah yüklü kamyon Ankara'ya bomba gibi düştü!
·Kayıp kemikler bulundu
·Gülsuyu'da 'şüpheli asker ölümlerine son' eylemi
·Kızını öldüren Babaya ömür boyu hapis cezası
·Şişt, müdür, sen hangi Ergenekoncusun!
·AABF cemevlerine 'Ergenekon' baskınını kınadı
·CDK Kürtleri eyleme çağırdı
·Yunanistan'da 5 kişiden biri yoksulluk sınırında
·Yeni sol ilk günden fire verdi
·Çukurca'da uçak hareketliliği

devamı...
Ara&Bul
Arama sekli:


Genisletilmis Arama
Google Marikon

Özlü Sözler
Bana okudugum kitaplarin en güzelinin hangisi oldugunu sorarsaniz, Söyleyeyim: ANNEM'dir. Abraham LINCOLN

Marikon / Hüyücek Köyümüzün Tarihçesi.





Marikon / Hüyücek Köyümüzün Tarihçesi


 


Şirin bir köy evinin bacasından yükselen dumanı arıyor şimdi gözlerim...sabahın seheriyle sevgiyle bakan bir çift göz ısıtırdı içimizi soguk kış günlerinde...çökelik ve tarhanayla yaptıgım kahvaltının tadını hiç birşeyde bulamamak ne acı..bir kadının nasırlı ellerinde görürdüm ezilmişliği,yıpranmışlıgı,acıyı,emeği...
ve bir çoban kavalının yanık sesiyle yankılanırdı içimdeki hasretim,sevdam,yaşanmamışlıgım...ve haziranın yakıcı sıcagı bunaltınca,işte o an baroci sora olan hasretin son demleri oldugunu bilirdimm..ve yaylada geçireceğim dolu dolu 3 ay demekti bu..kara çadır en ihtişamlı haliyle kurulurdu gelin misali,yaylanın en güzel yerine..annemin çökelik yoğurması,babamın koyun otlatması körpe gelinin su getirmesi.....ve taştan yaptıgımız evler.. gün gelecek bizler bu diyardan terk-i diyar edecek ve zor bela kendi ağırlıgımızca taşıdıgımız taşlardan yaptıgımız o evlerin üstüne kar yagacak,fırtına yıkacak taşları ve talan olacaktı o çocuk bakışlarla aydınlattıgımız,var ettiğimiz evleri... ve köyüm canlanıyor gözümde kar mı yagdı,fırtına mı alıp götürdü seni yoksa..şimdi bilinmezlerde özlemiyle yanıp tutuştugum ey sıla,nasip olacak mı dersin varoluşumu geri kazanma zaferim.............




Hüyücek Köyü’nün tarihini ve soy tarihçesini yazarken, tamamen tarafsiz ve anlatilanlara sadik kalınmaya çalışıldı. Ilgili birçok Hüyücekliyle röportaj yapıldı. Sorular soruldu, sohbetler yapıldı. Yusuf AYDIN ve Bektas BAKIR ile yapılan yazili röportaj sonuçları ve Ali GÜMÜS’ün kendi el yazisiyla biraktigi notlardan yola çikarak bu arastirmanin ortak özetini biz Hüyüceklilere, geçmisimizi anma ve hatirlama maksadiyla yayinlama geregi duyduk. Tarih yazmiyoruz çünkü kesin tarih yok. Ancak geniş kapsamlı bir sözlü tarih çalışmasıyla çok daha sağlıklı bilgilere ulaşmak mümkün. Bu anlamda çalışmamız bir başlangıç oluşturuyor. Sizlerden gelecek elestiri ve fikirlerinizle, yazı dahada zenginleşecektir. Amacimiz her Hüyüceklinin bu yazilanlarda geçmisini bulabilmesi ve beslendiği kültürel kaynakları doğru okuyabilmesidir.Kuskusuz bir cok eksik ve yetersizlik var.ama biz elimizden geleni yapmaya calistik,takdir sizlerindir.Bu calismada emegi gecen tum dostlarimiza simdiden tesekur ediyoruz.

HÜYÜCEK KÖYÜ’NÜN COGRAFI YERI VE YAPISI:

Köyümüz Hüyücek Kahramman Maras ili Elbistan ilçesine bagli bir yerleşimdir. Nurhak daglarinin kuzey-bati eteklerine kurulmus, yari bozkir hos bir köydür. İlçe merkezine uzaklığı yaklaşık 25 km dir. Köy, Elbistan ovasının Nurhak dağlarına doğru uzadığı bir vadidedir. Adeta Nurhak dağına karşı Ovaya, avaya karşı da Dağa bakçilik yapar. Küçük bir sırta yaslanmış Höyük etrafında kümelenen evleriyle toplu bir yerleşme köyüdür. Şehir merkezi ile ulaşım, Nurhak-Elbistan karayoluna bağlı, ovayı ikiye bölen asfalt yolla sağlanır. Güneyin de Sogucak, doğusunda Gücük, güney doğusunda Sünnet ve Kastal, Kuzeyinde Kösahya,kuzeydoğusunda Özbek, batısında Til(Akbayır), güney batısında Malap, kuzeybatısında Ambarcik ve Demircilik köyleri ile çevrilidir. Bu köyler arasinda geniş tarım arazilerine sahip olan Hüyüceklilerin aynı zamanda Nurhak dağının eteklerinde Tikenli, Agalar Yücesi, Kara Hasan Kuyusu, Sultan Yaylasi, Dokuz Yaylasi, Ali Gölü gibi yaylalara da sahiptirler.

TARIHÇE

Yazıya başlarken kesin tarih veremediğimizden söz etmiştik. Evet bu bir anlamda malesef doğru, malesef diyoruz çünkü bir tarihi kalıntı üzerinde yerleşmemize rağmen tarihlendirme yapamıyoruz. Hüyücek höyüğü sadece köyümüz için değil tüm yöre için gerçekten işlenmemiş tarihi bir kalıntı. Dönem olarak ilk tunç çağı hatta daha eskilere paleolitik döneme tarihlendirilir ki bunun sayısal değeride yaklaşık 7000 yıllıktır. Hemen şunu belirtmekte fayda var hüyücekteki höyükte bir tarihlendirme çalışması yapılmamış. Ancak TASK Vakfının(Tarih,Arkeoloji, Sanat ve Kültür Mirasını Koruma Vakfı) yaptığı Türkiye Arkeolojik Yerleşimler Projesinde, yakın yöredeki Malap, Til ve bir çok höyüğün yaklaşık 7000 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğu tespit edilmiş. Zaten bu tür höyükler iki şekilde oluşuyor. Birincisi yığma höyük. Ikincisi kral mezarları şeklinde oluşanlar. Yığma höyükler; aynı yere çeşitli nedenlerle yangınlar, savaşlar, talanlar vb nedenlerle yıkılan evlerin yerine tekrar tekrar yeni evlerin inşa edilmesiyle oluşur. Kıral Mezarları ise; kıral silahları ve değerli eşyalarıyla birlikte bir odaya gömülür, üstü yığma toprakla örtülür. Bu bir defaya mahsus değildir her defasında, kırala adakta bulunurken,insanlar yanlarında toprak taşır höyüğe. Bu toprak taşıma uzun yıllar alır. Bu şekilde höyük iyice yükselir. Höyüğün görkemi kralın gücünü simgeler. Bazende kıral mezarlarının üzerine bir çok mezar kazılır ve ölüler gömülür. Höyücek höyüğü kıral mezarlarına iyi bir örnektir. Halkımız evlerini onarmak ya da kerpiç kesmek için höyükten toprak çekiyor. Bu sırada çıkan kemikler ve savaş aletleri bunu doğrular niteliktedir. Bu tür uygulamalar en sık İlk tunç çağında ön Hitit uygarlıklarında görülür, hatta daha eskilerde, erken paleolitik kavimlerde de görülür.

Burdan hareketle Hüyücek höyüğünü dolayısıyla köyün ilk yerleşimini 7000 bin yıl geriye götürmek mümkün. Yine de ısrarla vurgulamakta fayda var bu savların kesinlik kazanması için höyükte arkeolojik kazıların yapılması gerekmektedir. Herşeyden önce höyükte bilinçsizce yapılan tahribatın durdurulması gerekiyor. Maraş valiliğinin burayı sit alanı olarak korumaya alması umut verici bir gelişme, umarız köylümüz de aynı hassasiyeti gösterir ve bilmediği tarihine sahip çıkar. Işte bu sahiplenme bilincinden yoksun halkımızdır ki her zaman kökünü uzak coğrafyalarda aramış.

Rivayete göre Horosan’dan Erzincan’a, Elazig’a ve ordan da Elbistan bölgesine genis bir Alevi-Bektasi kabilesi gelir. Sinemilli aşiretine mensup bu insanlar önce Kantarmaya yerlesirler. Sinemilli esasında beş koldan oluşur.

Bunlar Kalender, Sems, Seh Ras, Atmi ve Nadir adinda bes kardestirler.

Kalender (Kalandari): Kantarma, Gücük, Kastal, Deli Usagi, Sünnet, Miralli, Hüyücek, Nergele, Ambar, Çiftlik ve Pazarcik’a 15 civarinda köye yerlesir.

Sems (Şemsıkon):Sogucak, Malap, Kösahya, Zillihan, Zerdekes, Ağcaşar, Küllü, Hançıplak ve Görün topraginda Boz Hüyük ve Tavla gibi yerlesim bölgelerine yerlesmisler.

Seh Ras(Şıxraş): Alçicek, Kopan ve Siresan.

Atmi: Karahasan Usagi, Türk Vere ve Domolar.

Nadir: Adıyaman’a yerlesmistir.

Bizim asıl yazmak istediğimiz Hüyücek köyü yani Marik.

Marik Kalenderle birlikte gelir ve Kantarmaya yerlesir, ama Kalenderle akrabalik derecesinin ne oldugu bilinmiyor. Oglu yada yakin akrabasi olabilir. Kalenderle Kantarmaya yerlesen Marik, bir süre sonra Kizildere mevkigine, ordan bir süre sonra Kastal Aliçözü mevkigine yerlesir. Bu yerlerde halen konaklama izlerine rastlaniyor.
Bu ilk yerleşimlerde geçimini çiftçilik ve hayvancilik yaparak sürdürmüsler. Sürekli daha verimli ve güvenli yerler aramislar. Bu vesileyle simdiki Hüyücek pinarina yerleşmek istemisler. Birçok kez simdiki Hüyücek pinarinin çevresinde ev yapmis, çadir kurmus, herseferinde Şemsık beyi Han Abbas tarafindan evi veya çadiri yiktirilmis. O zamanlar Hüyücek pinarlari Semsikan ogullarininmis. Bu ev yapma ve yiktirma defalarca tekrarlanmistir. Bundan dolayı Şemsıkoğullarıyla Kalandariler arasında; Hüyücek bağlarının altındaki düzlükte şavaşların yapıldığı yaşlılarımız tarafından hala anlatılır. Tâ ki Elbistan beyleri, Dulkadirogullari ve Karabekirler araya girene kadar. Eğer bu sözlü aktarım doğru ise – ki doğruluk payı yüksektir – marıkon’ un buraya yerleşmesi Dulkadiroğulları beyliği dönemine rastlar.
Sözlü aktarıma göre yine Karabekirlerin sözüyle Han Abbas’in kizi Meyrem Marik’in ogluna verilir ve simdiki pinarin etrafina yerlesir. Böylece Marik burda kalici olur. MARIKON KÖYÜ olarak artik herkes tarafindan bilinir.


Marik’in Meyremden iki oglu olur.

1 Misto 2 Mado


Marik zamanla ölünce bölge insanlari Meyrem dul kaldigi için köyün ismini Meyrem Usagi olarak degistirirler. Han Abbas ve Karabekir tarafindan Karabekir Yazisi, Agalar Yücesi ve Tikenler Yaylasi o zamanda Meyrem Usaklarina verilir.
Zaman geçtikçe insanlar söhret adlariyla anilirlar. Misto ve Mado’dan olan çocuklarin söhyret adlari söyle,
Misto’da: Kumullar ve Seh Yusuflar olur.
Mado’da:

A) Velo: Deveci ogullari, Bayrogullari, Brokel ve Ismail ogullari;
B) Mulla: Mulla Bektasogullari, Horolar ve Atesogullari;
C) Mudo: Köse Bektasogullari, Misti Veli, Hasi Veli ve Sine Veli;
D) Mado : Mad ogullari, Mehmet Kahyalar ve Koca Kocaogullari.

O tarihlerde Elbistan kadisi köylere tura verince, yani muhtarlik möhürü verince, önceleri Marik sonra Meyrem Uşagı olarak köy ismi belirlenir. Cumhuriyet dönemindeki düzenlemelerle Köyün ortasında bulunan höyükten esinlenerek HÜYÜCEK adı verilir ve GÜCÜK bucağına bağlı köylerden biri olur. Bucak birimi kaldırılınca mekeze bağlı bir köy iken 27 Mart 1994 tarihinde yapılan mahalli idareler genel seçimlerinde Soğucak ve Malap(Bakış) köyleri ile birleştirilerek oluşturulan Bakış belediyesine bağlı bir muhtarlık halini alır.
Türkiye’de Cumhuriyet döneminde soy adi kanunu çikinca, Hüyücekte’de sülaleler netlesti. Söhret adinin yerini soy adi aldi. Simdi herkes artik söhret adi ile degil soy adi ile taniniyor.

Hüyücek köyündeki soy isimleri söyledir :

Aydemir, Demir, Polat, Acar, Besken, Tas, Ülger, çelik, Berk, Sevinç, Disli, Uzun, Bakir, Gümüs, Kucun, Dogan, Özcan, Daldaban, Bulut, Kiliç, Yalçin, Bozkurt, Aydin, Ayçik, Kiral, Ergisi, Güler, Toprak, Palta, Dönmez, Gültekin, Dasülger,mustafaoglu ve Kömürcü. (bu listede eksik olan bir soyisim varsa lütfen bu konuda bizi haberdar edin)

 


DİL VE KÜLTÜREL YAPI

Kılasik Kürt sosyal örgütlenme biçimi olan ; aşiret yapısına sahip Hüyücek halkı, en büyük Kürt topluluğu olan Milan topluluğunun Sinemilli aşiretine mensup ve bu aşiretin Kalandari koluna dahildirler. Kürtçenin kurmançi lehçesini kullanır ve diyalekt olarak Dersim diyalektiğine yakın bir diyalekte sahiptirler. Yaygın Türkçe eğitim ve Türk yerleşimlerine yakınlığı nedeniyle söz dagarçıklarında hayli Türkçe kelime bulunuyor. Kantarma ocağına bağlı Hüyücek tüm baskılara rağmen Alevi inanışlarını bu güne kadar sahiplenmiş ve uygulamışlar.
Gelenek ve göreneklerine oldukça bağlı köyde akraba ve köy içi evliliklere sık rastlanır. Karşı cinsler arasında kaçgöçün olmaması nedeniyle gençler birbirini daha iyi tanımakta ve sağlam evlilik temelleri atılabilmektedir. Geleneksel olarak üç gün süren düğünler günümüzde düğün salonlarının duvarları arasına sıkışmış durumda. Gırani, salavan, üç ayak, dokuz ayak, Şirvani, çepik vb en çok oynanan halk danslarıdır. Bu danslara başta davul zurna başta olmak üzere saz, kaval ve türküler eşlik eder. Bu gün fabrikasyona uygun giyinen köyde geleneksel giysi kültürünün izlerini özellikle yaşlı kadın giyiminde bulmak mümkün. Üretim faaliyetlerine bağlı olarak et ve tahıl ürünlerine dayalı beslenme kültürü oluşturan hüyüceğin geleneksel yemekleri arasında Kıfta(içli köfte),Kıllore Sele(saç kömbesi), Borani(ayran Çorbası), Tavoşı(Çobanaşı), Selık(Sac kavurma), Loxık(Yuvarlama) vb yer alır.

Düğün, dernek, nişan, bayram vb eğlencelerde gerek köy içinde gerek köy dışında olsun tüm köylü yer alır sevince ortak olunur. Yine hastalıkta, darda, ölümde birlikte hareket edilir, söz konusu ailenin, bireyin acısı paylaşılır, kötü günlerin atlatılmasında yardımcı olunur. Birlik ve dayanışma duygusu gelişmiş, hırsızlık, tecavüz kavga ve cinayetlerin hiç görülmediği höyücekliler yörede bu özellikleriyle beğeni kazanmışlardır. Kalender olmak alim olmayı ifade eder, bu bilince sahip köyde eğitim düzeyi oldukça yüksektir. Kalandarinin anlamına yakışan bir felsefeyle dolu ; kibirden yoksun, sade yaşamayı seçen, alçak gönüllü, insanımızın kültür bahçesinde hepimize yetecek zenginlikte yemiş mevcut. Ellerimizi yaşlı ağaçlara uzatmamız yeterlidir.

EKONOMİK FAALİYETLER VE NÜFUS HAREKETLİLİĞİ

Karasal iklimin hakim olduğu Hüyücekte günümüzdeki yaygın ekonomik uğraş çiftçiliktir. Çiftçilikle birlikte az da olsa hayvancılık yapılmaktadır. Doksanlı yıllara kadar yayla hareketliliğine bağlı olarak hayvancılığın çok canlı olduğu köyde; günümüzde yaylacılığın terk edilmesiyle hayvancılık azalmıştır. Göçebe kültürün uzantısı olan yaylaya çıkma, bahar başlarında Nurhak dağlarındaki belirli obalara göçle başlar. Otlakların ve suyun varlığına bağlı olarak yıl içinde en az 3 defa yer değiştirilir. Her defasında daha yükseklere çadırlar kurulur. Ekim ayıyla birlikte geri dönüşler başlar. Bir diğer ekonomik uğraş ve de en önemli getirisi olan ekonomik uğraş yurt dışı işçiliğidir. Değişik ülkelerde başta Fransada çalışan höyücekliler önemli bir döviz getirisi sağlar.
Her cografi bölgede oldugu gibi Hüyüceklilerde daha rahat bir yasam için yıllar içerisinde sürekli göç etmislerdir. Köylülerin büyük bir bölümü toplu halde Sivas’in Gürün ilçesinin Asagı Yaylacik köyüne gitmislerdir. 20 – 30 yil Yaylacik köyünde kalmislar ve tekrar Hüyücek köyüne dönmüsler. Bu göçten sonra baska yerlerede göç etmisler, örnegin Pazarcik ve K.Maras’in Afsin ilçesinin Çolluhan, Çomu, Kizilcik ve Kamalak gibi köylerine gitmisler. Özellikle 1960’li yillardan sonra nufusu artan Hüyücekliler büyük sanayi sehirlerine ve Avrupa’ya göç etmeye basladilar. Bu gün dünya’nin birçok ülkesinde Hüyüceklilerin bulundugu biliniyor. Anadolu’nun birçok köyü gibi Hüyücek köyüde, teknolojiye kavusamadi. Modern tarim, sirketlesme, kooparatiflesme gibi kurumlaşamayinca halen göç veriyor ve gittikçede köyün nufusu azaliyor.Derken günümüzde Hüyüceklilerin büyük bir bölümü başta Fransa olmak üzere Avrupa’nin çesitli ülkelerine dagilmis durumda, bir bölüm insanımız da Türkiye’nin sanayi sehirlerinde hayatlarini devam ettirmektedirler.

Yazan: Memet GÜMÜŞ, Hüseyin BAKIR, Yüksel MUYAN

Kaynak Kişiler: Bektas Bakir - Yusuf Aydin – Ali Gümüs

Kaynakça:

1.Türkiye Arkeolojik Yerleşimler (TAY) Tahribat Raporu, TAY
2.Sev-Der’ in sesi dergisi, sayı, 5
3. Hatıratım, Nuri Dersimi









Yayınlanma: 04/29/2007 (9294 okunma)

[ Geri Dön ]
Haberler

Haber Arşivi
Anket
Sizce Avrupa ve Batı’nın toplumumuza daha çok hangi alanda etkisi oldu?

Maddi açıdan insanlara yararı daha çok oldu
Kültürümüzün yozlaşmasına neden oldu
İnsanlarımız daha çok olumlu yönlerini aldı
Gençlerimizi olumsuz yönde etkiledi



Sonuçlar
Diğer Anketler

Toplam Oy: 187
Yorum: 0
Kullanıcı Menüsü
Hoş geldin, Ziyaretci
Nickname
Şifre
(Kaydol)
Üyelik:
Son Üye: ozan_01
Bugün: 0
Dün: 0
Toplam: 1904

Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 28
Üye: 0
Toplam: 28
Linkler



Ziyaretci Sayacı
Pazartesi459
Salı453
Çarşamba420
Perşembe469
Cuma516
Cumartesi482
Pazar540
Toplam:1294051
En Çok:2192
Bilgi
Üyeler:1904   
Haber Kategorisi:18   
Toplam Haber:538   
Bekleyen Haber:3   
Haber Yorumlari:1100   
Incelemeler:12   
Kayitli Yas Gunu:419   
Kose Yazarlari:8   
Kose Yazilari:32   
Şiirler:301   
Bekleyen Şiirler:4   
Fıkralar:194   
Bekleyen Fıkralar:2   
Kitaplar:47   
Bekleyen Kitaplar:0   
Fotograf Kategorisi3  
Fotograf Albumu245   
Fotograf Sayisi389   
Fotograf Yorumu293   
Videolar11   
Youtube Videolari153   
Linkler24   

Site Map
Powered by Copyright © Marikon.Net. All Rights Reserved..
Sayfa Üretimi: 0.44 Saniye