Merhaba dostlar:Ben Mustafa GEÇER. Aslen malaplıyım.Şu an Antep'de ikamet ediyorum.Öğretmenim,7 yıldır bir okulun okul müdürlüğünü yürütüyorum.Yani anlıyacağınız bir eğitim emekçisiyim. Eğitimin toplumların kalkınmasında ve gelişmesinde ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz ve kimse de bunun aksini iddia edemez.Bizlerde bu anlamda yaşadığımız topraklara hizmet etmek ve bu eksikliklere en aza indirmek için çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz.Topraklarımızdan böylesine olumlu bir sitenin yeşerdiğni ve var olduğunu yakın zamanda öğrendim. Çok mutlu oldum ve gönül dostlarına bir merhaba demek istedim.Emeği geçen arkadaşlara teşekür ediyorum.Antep memleketimize çok uzak olmasada , ziyaretlerimizi ihmal etmesek de memleketimizi ,yaşadığımız toprakları ve de daha önemlisi siz can dostları çok özlüyoruz.Sizleri çok seviyoruz.Hepinize sevgilerle.......
21.yy en büyük şairi kabul edilen Onur Sezgin’in Tiyatral Şiir için yazmış olduğu denemelerden en kısa olanlarııdır. Şiirleri dikkatlice okuyup inceledikten sonra daha detaylı bilgi edinmek ve bu yeni oluşum hakkında düşüncelerinizi iletmek için,Yeni kurulmuş olan ( onur-sezgin.tr.gg) adlı websitesini ziyaret edebilirsiniz.
Not: Bu adres, yalnızca uluslar arası “sir” ve “Baronet” unvanı olan edebiyatçılar için, West Minister ve Cambiridge okulu tarafından verilir… Başına (www.) diye bir ekleme yapmanıza gerek yoktur.
prf. dr. Zihni SİNİR ( Şairleri koruma ve geliştirme derneği as başkanı )
1.perde 2.kısım ( 2008 Türkiye'si )
ÜSTÜ ÖRTÜLÜ GERÇEKLER,
BİR BİR AÇIĞA ÇIKIYOR ŞİMDİ
DOĞANIN YASALARI,
GECENİN KARANLIĞINA GİZLENMİŞTİ YA,
TANRI “EDİSON DOĞSUN” DEDİ
VE IŞIĞA BOĞULDU HERŞEY
Onur Sezgin 23/11/2008
AYAK TABANLARINDA OLUŞAN HER NASIR;
BİR ACI VERİR İNSANA
TÜKETİLEMEYEN BAZI ARZULARDAN MI?
YOKSA BOŞA ÇIKAN UMUTLARDAN MI?
BİLİNMEZ YA,
AK DÜŞMÜŞ HER SAÇ TELİNİN ARDINDA
BİR GÖZYAŞI SAKLIDIR
ÇIKMAKLA İŞLEDİĞİ SUÇA ÜZÜLÜP AĞLARCASINA
Onur Sezgin 21/07/2008
2. perde 1. kısım ( Metafizik Usulü Ayrılığın Koordinatları )
İKİMİZ DE TEK BAŞINA KALDIK ŞİMDİ
AMA BEN,
DAHA BÜYÜK BİR ŞEHİRDE,
DAHA KALABALIK BİR CADDEDE KAYBOLDUM
ÇEVREMİ SARAN BU UĞULTU,
BENİ HİÇ BİLMEDİĞİM BİR YÖNE SÜRÜKLÜYOR
BAŞIMDA HAFİF BİR AĞRI,
AYAKLARIM YORGUN
PUSULAM KAYIP!
Onur Sezgin 8-12-2008
1. perde 2. kısım ( Bir Mutluluk Şarkısı )
DÜNYAYI BİR SU DAMLASININ İÇİNDE GÖRMEK
− NE GÜZEL!
VE BİR KIR ÇİÇEĞİNDE CENNETİ
ZAMANI KUM SAATİNİN İÇİNDE SIKICA TUT!
BAK, SONSUZLUK ELLERİNDE İŞTE!
YAŞLILIK KORKUTMASIN ARTIK SENİ
AÇLIK VE ÖLÜM DE
İSTERSEN GÜNEŞİ VEREBİLİRİM SANA
ESKİDEN BAHÇEDE OYNADIĞIM YERDE
AMA BANA İNANMADIĞINI SÖYLEME
BEN BİR MUTLULUK ŞARKISI YAZDIM
HER ÇOCUK DİNLEYİP SEVİNSİN DİYE
Onur Sezgin 12/10/2008
“KÜSKÜNÜM BENİM”
BEN ONA BÖYLE DERDİM ÇÜNKÜ
KABUL EDİYORUM BİRAZ HASSAS VE KIRILGANDI
KÜSTÜRMÜŞÜM ONU…
VE BİR GÜN…
KOPARDILAR ONU BENDEN
MAKASIN BİLEŞEN UÇLARI,
KESİP AYIRDI KUTSAL SAÇI BEDENİMDEN
SONSUZA KADAR…
VE O ZAMAN, ONUN (SEVAL’İMİN)
GÖZBEBEKLERİNDEN ŞİMŞEKLER ÇAKTI
VE KARANLIK GÖKYÜZÜNDEN YAĞMURLAR BOŞALDI
HİÇ BİTMEYEN…
VARSIN BU HAVA, BU SU,
BU YERYÜZÜ KARGAŞALIĞA DÜŞSÜN
İNSANLAR, HAYVANLAR, KURTLAR KUŞLAR MAHVOLSUN!
SONSUZA DEĞİN LANETLİ OLSUN,
BU NEFRET EDİLESİ GÜN
EN GÜZEL, EN ÇOK SEVDİĞİM VARLIĞI
KAPIP GİTTİĞİ İÇİN
Onur Sezgin 30/11/2008
LODOS YİNE SERT ESİYOR,
YAĞMUR DAMLALARINDA HİÇ BİTMEYEN BİR TELAŞ
UZAKLARDA ÇOK UZAKLARDA BİR BEBEK AĞLIYOR
DÜNYA BİR EKONOMİK KIRİZ İÇİNDE
ANCAK İLHAM PERİM ÜMİTSİZ DEĞİL
Onur Sezgin 29/11/2008
29.1.2010 16:33 | IP: 78.175.58.220
141)
şinasi
merhaba Marikon.net yönetimi ben www.gucder.com site yönetiminden sitenize dost site olarak kaydettiğiniz www.gucder-sinemilliler. com, www.gucder.com olarak değişti düzeltirseniz sevinirim.
Saygılarımla.
28.1.2010 23:33 | IP: 88.241.110.120
140)
tebernuş polat
SPAM Tehlikesi Email adresi görünmez
Can dostlar ben kahramanmaraş-Afşin ilçesinin Altunelma kasabasından emekli öğretmen tebernuş polat.Ama ben şimdilerde Mersin de ikamet etmekteyim.Ben Rahmetli babamdan dinlediğim üzre kendimi,kendi geçmişimi arıyorum.Babam bana hep derdi ki oğul biz Sinemilli aşiretindeniz.Ama ben bugüne kadar niye geçmişimi aramadım diye kendime çok kızıyorum.Dedelerimiz Elbistan dan Altunelma(Lorşun) a göç etmişler.Benim sadece bildiğimŞimdi ki Malatya yolundaki Özbek köyünün tamamı benim soyum Akrabam:Ama bem
26.10.2009 20:08 | IP: 78.170.4.122
139)
adkahrunsan
merhaba dostlarım nasılsınız.mübarek ramazana bir kaç gün kaldı.yüce allah bizi ramazan-ı şerife ulaştırsın.
MECHUL cnm kardesim.maalesef saka degil.bende kötü bir saka olmasini cok isterdim lakin umut kardesimi bir kalp krizi sonucu kaybettik.yalniz oldugunu düsünme,ben varim.sana msnde rastlayamiyorum.ne olur kendini harab etme,umut üzülmeni istemezdi mekani cennet olsun.
Selam Sana MARİKON,
Ben Malatya ili Arguvan ilçesi Çavuş köyünde doğdum ve çocukluğumu aynı köyde geçirdim.
İlkokulu köyümde bitirdikten sonra,1958 yılında Akçadağ Öğretmen Okuluna girdim.1964 yılında mesleki duyguların doruğunda bir nefer olarak Afyon'a bağlı Dinar!ın bir köyünde iki ytıl görev yaptım.
O tarihlerde öğretmenleri yazın dört ay eğitime alıyorlar,kalan süreyi köylerde öğretmen olarak çalıştırıyorlardı.
Eylül sonuna doğru görev yapacağımız köyler bizlere bildirildi.Benim görev yerim "Kahramanmaraş,Elbistan,HÜYÜCE
K
Köyü " ydü.Hemen birlikleri dolaşmaya başladım.Elbistanlı bir asker buldum.
- Hemşerim sen Hüyücek Köyünü biliyor musun? deyince O'da:
- Evet biliyorum.Çok güzel bir köydür.Bağlık,bahçelik,okulu ve lojmanı var.
- Okulun bahçesi de var mı?
- Okulun kocaman bir bahçesi var,hocam .
Bendeki mutluluğu,sevinci görmeliydiniz.Ayaklarım yere basmıyor.Sanki havada uçuyorum.Eğitim yapan binikiyüz öğretmen varız.Arkadaşlara köyümü anlattıkça yüzlerindeki ifadelerden beni kıskandıklarını görür gibi oluyordum.
28/Eylül/1966'da birlikten ayrıldım.Köyüme gelerek eşimle ben askerde iken doğan kızım Tülay'ı ve bir kat yatak ile bir-iki kap kacaktan oluşan evimizi alarak ,30.Eylülde Elbistan'da Kaymakamlığa göreve başlama yazımı verdim.
01/Ekim/ günü maaşımı aldım.Köyde gerekli olacak ihtiyaçlarımızı aldıktan sonra evimizi ve aldıklarımızı bir jipe attık.Ticaret Lisesi son sınıfta okuyan kardeşimle birlikte sevinç içinde köyümüze hareket ettik.Bir an önce köyüme ,okuluma,bahçeme kavuşmak istiyordum.
Elbistan'dan çıktık.Malatya yolunda ilerliyoruz.Solda yeşillikler ve bahçeler içinde bir köy görününce şoföre:
- Gardaş burası Hüyücek köyü mü ? deyince:
- Yok hocam,daha ilerde Hüyücek dedi.
Aynı soruyu Ambarcık ve Demircilik köyleri için de sordum.Yine aynı cevabı alınca"üstat senin yanlışın var,Hüyücek bağlık-bahçelik olacak "demeye kalmadan Demircilik'in karşısında Malatya yolundan toprak bir patikaya saptık.Karşımızda Nurhak Dağları,traktörlerin bozduğu yolda ilerlerken içimiz dışımıza çıkıyordu sanki.
Dağa doğru yaklaştıkça yamaçta evler seçilmeye başladı.Şoför,işte görünen köy Hüyücek köyü,dedi.Ben hala itiraz ediyorum,Hüyücek'in yeşillik,bağlık-bahçelik olduğunu,okulu ve lojmanı bulunduğunu,köyün ismini başka bir köyle karıştırdığınıanlatmaya çalışıyorum.
Şoförle tartışa tartışa güneşin batmak üzere olduğu bir zamanda otlamadan dönen sürü ile köye girdik.Şoför jipi girişte bir evin önüne çekerek durdu.
- İşte burası da köyün muhtarının evi diyerek jipten indi.Ben hala üzerimdeki şaşkınlığı atamadan bir eşim Gülcan'a,bir kardeşim Cumali'ye bakıyorum.
Güzel insan (allah rahmet eylesin,mekanı cennet olsun) Ali Gümüş koşarak jipin yanına geldi.Hoş geldiniz,ben köyün muhtarıyım diyerek tokalaştık.Ben elimdeki göreve başlama yazısını göstererek:
- Muhtar Amca burası Hüyücek Köyü mü?diye sordum.O'da"evet hocam,burası Hüyücek Köyü deyince içinde bulunduğum gerçeği o zaman anladım.Birlikte ben Elbistanlıyım diyen asker yalanlarıyla beni aldatmıştı.
O akşam hoş geldin için gelen köylülerin sıcaklığı,öğretmene karşı susamışlığı beni çok etkiledi.Köyün bağlık-bahçelik olmayışını,okul ve lojmanın,okul bahçesinin olmayışını yaşadığım ilk akşamın sıcaklığı bana unutturdu.
Ertesi gün Sevgili Hüseyin Ayçık'ın evinin bir odası da bizim evimiz oldu.Odanın köşesine bir perde gerdik,orası mutfak oldu.Elbistan'dan aldığımız çift kişilik karyolayı kurduk.Kalan boşluğa bir Antep kilimi serdik.Üzerine iki minder de atınca yatak ve oturma odası da tamamlandı.
O evde iki yıl boyunca Sevgili Hüseyin abi,Eşe Abla ve dünyalar tatlısı kızlarıyla acmızı ,tatlımızı paylaştık.Tüm Hüyüceklilerin acısı kendi acımız,tatlısı kendi tatlımız olmuştur.Okul yapımı için iki yıl çok çırpındım.Siyasal nedenlerle yapımını gerçekleştiremedim.Benim ayrıldığım yılokul yapılınca tüm Hüyücekli dostlarım kadar sevindim.
Ömrümüzün en güzel iki yılını paylaştığımız o zamanki Hüyüceklilerin aramızdan ayrılanlarına tanrıdan rahmet,yaşayanlara esenlikler diler,TÜMÜNÜZE SEVGİLERİMİ SUNARIM.
SEVGİYLE KALIN,DOSTÇA KALIN...
tlf: 0216 413 38 99
0216 344 05 33
0533 683 33 96